İnsan psikolojisi hem vücudun sağlığını hem de zihinsel sağlığı yakından etkilemektedir. Doğru beslendiğimizde hastalıklardan daha az nasibimizi alıyoruz. Sağlık olmazsa hiçbir şey olmaz. Ama psikolojimizin de bozulması bir sağlık sorunu değil mi?

Obez bir kimsenin, ortamlardan dışlandığını, kendisiyle alay edildiğini ve sürekli etraftan yerli yersiz öneriler aldığını bilmeyenimiz yoktur herhalde. Obez bir kimsenin kendisine güveni kalmadığı gibi, etraftan da aldığı tepkiler psikolojik bozukluklara sebep olmaktadır. Bu yüzden beslenme alışkanlığı edinilmelidir. Bu yalnızca kilo verene kadar değil, ömür boyu bir yaşam biçimi haline gelmelidir.

beslenme ruh halimizi etkiliyor mu

beslenme ruh halimizi etkiliyor mu

Beslenme Her Yönüyle Çeşitlendirilmeli

Tek yönlü beslenmek de doğru sayılamaz. Vücudumuzun her şeye ihtiyacı vardır. Mikroplara bile ! Kesinlikle sürekli sebze veya sürekli et ürünleri tercih edilmemelidir. Her şeyin dengesi kurulmalı. Fakat pişirme yöntemleriyle de yediğimiz besinleri daha sağlıklı hale getirebilmemiz mümkündür. Örneğin bir balığı kızartmak yerine, buğulama yapmak, hem balığın gerçek vitaminlerini alabilmemize yardımcı olur hem de, kalori miktarı azalmış olur veya sebze yemeği pişirirken sebzeleri fazla öldürmeden mümkün olduğunca haşlama veya buharda pişirerek vitaminlerinden faydalanabiliriz. Pişirdiğimiz suyu ile de başka bir yemeği vitamin deposu haline getirebiliriz. Yağ olarak kolesterol sorunu olanlar için fındık yağı önerebilirim. Ay çiçek yağı sadece kızartmalarda kullanılmalı bence. Yağımızı her yemeğe 1 kaşık koyma alışkanlığı edinirsek de iyi olabilir. Çünkü zaten yediğimiz besinlerde yeterli miktarda yağ oranları mevcuttur. Örneğin tavuk, et ürünleri, süt ürünleri vs. Birde tüm bu alışkanlıklara haftanın en fazla 4 günü biraz egzersiz, mesela en kolay ve zevklisi yürüyüş ekler isek mükemmel olur.

Sigara, alkol, asitli içeceklerden uzak durur, bol bol su içer ve hazır meyve sular yerine taze sıkılmışları tercih edersek çok iyi olacaktır. Unutmadan taze sıkılmış meyve sularını kesinlikle bekletmeden hemen içelim. Besinlerimizi günde 6 kez küçük porsiyonlar halinde tüketelim. 3 ara öğün ve 3 ana öğün alışkanlığı edinelim. Ara öğünlerimizde meyve, yoğurt sütü kesinlikle atlamayalım Yediğimiz en son öğün saat 20:00’i geçmemesine dikkat edelim. Kahve ve çay yerine mümkün olduğunca Bitki çayları tercih edelim ve sağlıklı yaşayalım.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir